9/7/2009 - SONUÇTA DUL OLACAKSIN..... ( 50 )
aradan geçen zamanla... siyah azda olsa toparlanmaya başlar... bu süreç içerisindede grinin izin süresi dolmaktadır... bir gece gri siyahla konuşmak için siyahı dışarı çıkarır...
-siyah biliyosun iznimin dolmasına bir şey kalmadı... bana soracak olursan seni yanımda götürme taraftarıyım... malum gidişimle dönüşüm arasında 3 aylık bir zaman olacak... bu yüzden burda yalnız kalmanı istemiyorum... beraber gider izindede gelir düğün yaparız ne dersin... diye sorar...
siyah öncelikle sesini çıkartmaz... bir süre sessiz bir şekilde gözü bir noktaya takılı olarak kalır... ve grinin kendisine seslenmesiyle irkilir...
-gri ne düğününden bahsediyosun... para sana batıyor galiba... diyip gülümser...
siyahın bu şekilde davranması griyi çok yıpratır ve...
-siyah olayların yada olanların ne derecede ciddi olduğunun... yada benden ayrıldıktan sonra seni neler beklediğinin farkında değisin galiba... hoş farkında olsan para sana batıyo gibi basit bir cümle kurmazsın... benimle olursun yada olmazsın... aramızda her ne kadar birşeyler geçmiycek olsada... benden ayrıldıktan sonra bunu kimseye inandıramazsın... sonuçta dul olacaksın... arkasından elin adamları sana dul muamelesi yapacak zaten beni asıl düşündürende bu ya... belkide bir daha hiç evlenemiyceksin... belkide evlenip mutlu olacaksin... orası bilinmez... ama insan her zaman kendini en kötüsüne hazırlamalı diye düşünüyorum... uzun lafın kısası bir daha gelinlik giymeyebilirsin... bu yüzden hiç birşeyin gözünde kalmasını istemiyorum... der...
siyah hala sessiz bir şekilde griyi dinlemektedir... siyah bu cümlelerin arkasını tamamlayacak tek bir söz dahi etmeyince... gri gerek siyahın yaşadıkları gerekse içinde bulunduğu ruh yapısının durumunu düşünerekten siyahın dahada üzerine gitmez... ve zamana bırakılması gerektiğinin kanısına varır... bir süre daha oturduktan sonra eve dönerler...
saat okadar geç olmamıştır... derken siyahın telefonu çalar... arıyan BEYAZDIR... siyahı bir heycan alır... telofonu açıp açmamakta tereddüte düşen siyah... grinin...
siyah telefonun çalıyo demesiyle... telefonu açar... kısık bir sesle efendim der...
BEYAZ öncelikle siyahın sağlık durumunu ve nerde olduğunu sorar... siyah beyaza grinin yanında olduğunu söylediğinde...
- iyide siyah sizin aranızda sorunlar olduğunu duymuştum... hayırdır... der...
siyahın boğazı düğümlenmiştir... zoraki bir gülümsemeyle
-evet sorun vardı... halloldu... nede olsa çocukluk aşkı demi... diyip geçiştirir...
kısa bir konuşmadan sonra telefon kapatılır... ve siyah türkiyede kalması gerektiğini düşünerekten... griyle konuşmaya başlar...
- gri iyisimi ben şimdilik kalayım... diyer geldiğinde geleyim... madem düğün istiyosun ki be yapmama konusunda kararlıyım... ben burda düğün işleriyle ilgileneyim... hem şimdi seninle gelirsem arkasından dönüpte düğün yaparsam millet ne der... şayet ben böyle düşünüyorum sence haksızmıyım...
gri...
- haklısın... ama insanların ne düşüneceği benim pekte umrumda değil... bunu bil... ama sen nasıl istersen öyle olsun... der ve konu kapatılır...
burada aslında siyah düğünü bahane ederek bir şekilde kendisine kaçış yplu arayıp bulacağından yana umutlanmış azda olsa mutlu olacağına kendini inandırmaya çalışmıştır.yoksa siyah düğün yapmama konusunda son derece kararlıdır...gelinliği bir kefen gibi giymektense giymemeyi tercih etmektedir...
aradan geçen zamanla grinin türkiyeden ayrılma zamanı gelir çatar...
DEVAM EDECEK...
arkadaşlar blogcudaki hatadan dolayı resim yükleyemedim.daha doğrusu resim yüklenmiyor bu yüzden özür dilerim sorun giderildiği an resmi yükliycem
benden sizlere kucak dolusu sevgilerle
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
31/5/2009 - ÇÜNKİ HATIRLAMIYORUM ... ( 49 )

siyahla gri yol boyunca konuşurlar... gri defalarca siyaha ayrılma konusunda yalnış yaptığını... hayatını dahada çekilmez edeceğini anlatır... ama nafiledir... siyah kararlıdır... nedeolsa BEYAZINI bulmuştur...
siyah o gece olacaklardan habersiz arkadaşının kına gecesine katılır... günlerden cumartesidir... o gecede telefonları susmaz ...arayan nafakanın derdine... tabiri caizse paranın peşine düşmüştür... ne acıdırki bunları yapan siyahın özmü öz teyzeleridir...
allahın bir kuluda çıkıp... kızım bak... evlenmeden dul olacaksın...bu yüzden iyi düşün...kararın ne olursa olsun yanındayız diyen çıkmamıştır... varsa yoksa paradan başka muhabbet yoktur...
siyah o gece saat 20.30 gibi evde olur... ayakkabılarını çıkarır... o sıra babasıda grinin dayısıyla nafaka olayını konuşmaktadır... siyah yanlarına gider ve...
-baba artık ben yapamıyorum... der...
daha siyah lafını tamamlamadan... baba siyahın kolundan tutar ve dışarı atar... siyah neye uğradığını anlamamıştır... kalp krizi geçirdi diye iki kilo birşeyi yerinden kaldıramayan adam... o gece siyahın yemek takımı... kavaltılık takımını... sonra tencere takımlarını dördüncü kattan aşağıya indirir... ve siyaha yeter bizi maskara yaptığın der...
siyah...
- baba sen beni yalnış anladın... desede grinin dayısıda siyahta kapının önündedir... siyahın ayağında ayakkabı bile yoktur...
halbuki siyah artık ben yapamıyorum... cümlesinin arkasından gelecek olan olay... bu nafaka muhabbetının kendisini çok yorduğunu artık ne şekilde kendini ispatlaya bileceğini sorarcasına kurulacak bir cümledir... gelin görünki baba siyahın cümlesini tamamlasına izin vermeden kızı kapının önüne koymuştur...
siyah grinin dayısının ellerini ovuşturarak... çok güzel oldu... diyişini görünce... bir sirkelenir ve kendisine gelir... grinin dayısına eşyaların yanında beklemesini... kendisinin bir taksi bulup geleceğini söyleyip ordan uzaklaşmaya başlar... bir yandanda telefonuna sarılır... önce aynı şehirde oturan teyzesini arar... durumu anlatır...
teyzesi siyahı evine kabul etmez... siyah ardından arkadaslarını arar... kimse bu sorumluluk altına girmek istemez... ve siyah en son maviyi arar... yardıma ihtiyacı olduğunu... kendisine bir gecelik kalabilcek yer ayarlamasını... ortada kaldığını söyler... ama mavi telefonu siyahın yüzüne kapatır... siyah öz teyzesi tarafından evine alınmamışken mavinin bu harekette bulunuşu siyahı yaralamaz... siyah bir kaldırım taşına oturur ve allahım yardım et bana dediği yerde telefonu çalar... arayan gridir... siyah telefonu açmasıyla sinirlerinin boşalması bir olur ve ağlayarak griye durumu anlatır...
gri hiç bir yere kıpırdamamasını kendisini almaya geleceğini söyler... hoş siyah istesede kıpırdayamaz... çünki dizleri tutmamaktadır... derken karşı yolun kenarında bir taksi durur... siyah kafasını kaldırıp baktığında grinin kendisine doğru koştuğunu görür... gri hemen üzerindeki kabanını çıkartıp... siyahın omuzlarına örter ve üzülme güzelim... ben senin herşeyin olurum der... ve siyahı taksiye bindirir... ardından dayısını alır... tam o sıra siyah sinir krizi geçirir ve kendini kaybeder... siyah kendine geldiğinde grinin evindedir... ve baş ucundada gri vardır...
siyah önce kendini yoklar ve griye neler olduğunu sorar... gri o gece çok kötü olduğunu... otelde kaldıklarını... dr getirdiğini sakinleştirici yapıldığını söyler... siyahsa grilere nasıl geldiğini sorduğunda... otobüsle geldik... dayımı uçağa bindiremedik... otobüse binerken kendindeydin... ardından sana bir ilaç daha verdim... uyuman için... çünki kendine zarar veriyodun... ve yol boyunca uyudun bitanem... bunları bana niye soruyosun...dediğinde siyahın cevabı griyi sarsar
niyemi soruyorum çünki hatırlamıyorum gri... der... ve tekrardan hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlar... gri eve tekrardan dr getirtir... ve bu şekilde siyah üç gün uyutulur...
DEVAM EDECEK,,,,
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
8/5/2009 - BENIM SABRIMI ZORMA....( 48 )

siyah arayanın teyzesinin oluşunu yadımsar... sonuçta siyah 26 yaşındadır ve bu zamana kadar teyzesi özel olarak siyahı cepten aramamıştır... siyah yanındaki öğretmen arkadaşından izin isteyip... öğretmenler odasından çıkar ve telefonu açar...
siyahın telefonu açmasıyla teyzenin siyaha hakaret yağdırması bir olur... siyah her zamanki gibi dirayeti ve sabrıyla gayet sakin bir şekilde teyzesine neler olduğunu sorar... teyzenin açıklaması tuaftır...
-sen ne utanmaz bir insansın... senin şimdi bu evliliği niye kabul ettiğini anlıyorum... der...
siyah...
-madem anlıyosun anlat bende bileyim...
teyze...
-utanmaz... sen neyine güvenipte gridden nafaka istiyosun... adamın koynunamı girdin... buldunda gri gibi koca ortalığamı düştün... der...
siyah tam konuşacakken... teyze siyaha fırsat vermeden ...
-sussss bide inkarmı edeceksin... yalancı mahkeme celbi gitmiş... dunyanın nafakasını... maddi manevi tazminat davasıda açmışsın... neymiş ismimi lekeledi... kızım seni kim zorla verdi... der...
siyah zorda olsa hala dirayetini korur ve teyzesine sakin bir şekilde cevap verir...
-teyze yanılıyosun... doğrudur ayrılmak için mahkemeye başvurdum... ya ben bu evliliği yapamıyorum şimdi diyceksin şimdiye kadar aklın nerdeydi...ama şuda bir gerçekki herşey oldu bittiye geldi...bende sağlıklı düşünemedim...bu konudane desen haklısın... bende bir insanım ve hata yaptım... şimdi hatamı onarmaya çalışıyorum... hepsi bu... ben griye tazminat davası felan açmadım... hatta ben ondan bir çöp dahi istemiyorum... der...
teyze hızını alamaz... siyaha yalan söyleme... demeye devam edince... siyahtaki sabrın limitide bitmiştir...
-sen ne diyosun ya... benim sabrımı zorlama... sen kimsinki bana hesap soruyosun... düne kadar adam yerine koymadığınız gri şimdi adammı oldu... yada soruyu şöylemi sormalıydım... grideki paradan eksik kalacağının tasasımı tuttu seni...yada yerinimi yapıyosun... ben sana tazminat istemedim diyorum... sen ne saçmalıyosun... bana yalancı diyip durma... getirtme beni oraya... yere batsın senin gibi teyze... sakın ama sakın bir dahada beni arama... utanmazmış... senmi bana şereften bahsediyosun... şerefsizliğin almış başını giderken...kendi öz kardeşini düğün arifesinde terk eden ardından utanmadan size davetiye gönderen adamın evinde kalacak kadar şerefsizsiniz...sizde nefis yok anam... diyip telefonu teyzesinin yüzüne kapatır...
ve o sinirle avkatı arar... avkatın sekreteri toplantıda olduğunu daha sonra araması gerektiğini söyler... siyah dahada fazla bekleyemez ve üzerindeki önlükle avkatın yazanesinin yolunu tutar... yazaneye geldiğinde avkat başka bir müvekkili ile konuşmaktadır... siyah tüm uyarılara rağmen avkatın odasına girer... ve acıl konuşmaları gerektiğini söyler... avkat siyahın dediğini ikiletmez bir odaya geçerler...
siyah...
-avkat bey... davayı açmışssınız ve nafaka dahil bide savunmaya abuk subuk şeyler yazmışsınız... ben size bunları yapmanız konusunda onay verdiğimi hatırlamıyorum...ben size defalarca griden birşey istemediğimi söylemedimmi... der...
avkat...
-siyah hanım... öncelikle sakinleşin...
-ne sakinleşmesi ya... sen beni ne duruma düşürdüğünün farkındamısın...
avkat...
-siyah hanım... boşanma davasında caydırıcı bir olgu olsun diye bunu kullandım... karşı taraf anlaşmalı olarak boşanmaya yaklaşmayınca... bunu kullanırız diye... ben anlaşma olduğu süreçte bu davadan geri çekilecektim... çünki ilerleyen günlerde nafaka istiyecek olsanızda eğer hiç açmamışsanız... bu hakkınızı kaybediyosunuz...
siyah...
-yaaa sen benle dalgamı geçiyosun... ben sana grinin maddi durumunu anlattım... iki kuruşlamı grinin gözünü korkutacaksin... peki söylermisin bana... savunmada grinin beni madur ettiğini... nikah kıyıldıktan sonra beni terk edip gittiğini ben madur olduğumu yazmışsın... ben sana böyle birşey anlatmadım... sen nasıl yalan yalnış savunma hazırlarsın... sen bu şekildemi yemin ediyosun... ben onu bunu bilmem... bu davanın ne kadar süreceği umrumda değil... ben beklerim... ama millete çamur atmaktan vazgeç ve o savunmayıda değiştir... neyse onu yazacaksın... ayıptır yaaaa... haaa yok ben bildiği okurum diyosan... vaz geç bu davadan... sana şimdiden diyorum... beni birdahada bu tür konular hakkında konuşturup milletle karşı karşıya bırakma... diyip orayı terk eder...
siyahın o günden sonra telefonu susmaz... herkes istenen nafaka hakkında konuşmaktadır... iyiden iyiye siyahın sabrıda tükenmektedir... derken ilk mahkeme tarihi belli olur... 19 nisan perşembe günü ilk duruşma vardır... malum o sıralar gride türkiyede olacaktır...
bu olaylar üzerinden bir kaç gün geçmiştirki... grinin dayısı siyahlara gelir... olay gene nafakadır... bir yandanda aklınca güya siyahla grinin arasını düzeltmeye gelmiştir... tabi bu sözde olan kısımdır... çünki dayı habersiz avkatın yanına gitmiş... olayların gerçek yüzünü öğrenmişitir... siyah istediği kadar griden bir talebi olmadığını... avkatın kendi başına böyle bir şey yaptığını söylesede... siyaha kimse inanmaz... siyah bu olaylar karşısında okadar yorulmuşturki... kafa dağıtmak için yakın zamanda olan çok samimi arkadaşının düğününe gitmeye karar verir...
kına gecesinin olacağı gün... siyah dersanedeyken ziyaretçisi olduğu söylenir... siyah dersanenin griş kısmına gittiğinde... karşısında griyi görünce şok olur...
gri...
-siyah biraz konuşabilirmiyiz... der...
siyah...
-zamanım yok... konuşulacak bir konuda yok... sana bu işe girişmeden önce mail yazmıştım... yapamıyorum gri ne konuşacaz şu vakitten sonra... biliyorum seni çok zor durumda bıraktım... ne desen haklısın... ama nolur benide anlamaya çalış ve beni affet... sana bunları yaşattığım için özür dilerim... birazdan arkadaşımın kınasına gidecem bu yüzden zamanım yok diyorum... yalnış anlama olurmu... der...
gri...
- tamam gideceğin yere kadar beraber gidelim... yolda konuşuruz... der...
siyah buna onay verir ve kabanını almak için öğretmenler oradına çıkar...
DEVAM EDECEK....
|
|
Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
sularin tersine aktigi yerdeyim......
yillar omrumu yaprak yaprak dokerken,
herkes goz yasinin hesabini sormakta ama bilmezlerki yurek kan aglamakta...
Kategoriler
Arkadaşlarım
uhdem kahkaha meryem ÇİÇEK lineoffer nartn daganer berraksu1 busu azmavi gunesyildiz canoya erdoganboz dimoedes dnaharikasi zayiflamakicin serpilinmutfagi harikamutfak kerem coşkun Asya EYLÜL gulce07 kardelenvegunes siirlerburda indirresim dorukhancelik mavilimutfak nergulyilmazz
|