sevdicegim

10/7/2009 - burdayım



herkese canı gonülden selamlarSiritiyor

biliyorum sizleri uzun bir süre habersiz bıraktımUtanmis lütfen ama lütfen bana kızmayınMasum şimdi neler yaşadığımı birer birer anlatacamAgliyor

ailemin yanına zamansız yanı annemin baskısıyla gitmiştim.hazır ordayken kardeşimin tedavisiyle uğraşayım dedim.güya ben ailemin yanına 10 günlüğüne gitmiştim geri dönüp işlerimi haledecek ardından tekrar ailemin yanına gidecektim aksilikler peşimi bırakmadı neyse kardeşimi araştırma hastanesine götürdüm.tahlil için tarih verdiler.biz tahlil gününü beklerken gelin görünki benim ufaklık sınıfta kaldı.Sasirdim karne 4 zayıfla geldiÇilgin hepimiz şok olduk.bu sefer ufaklığın telafi sınavları başladı yaklaşık 20 gün onla uğraştım.aksi gibi sınavlarının olduğu tarihtede tahliller için randevumuz varmı haydaaaaaaaaaa sil baştan tekrar hastaneye git doktorla konuş randevu tarihini bir iki gün ertelemeye çalış tahlili yapacak olan hemşire izne ayrılacak olsun sonra tahlil için eylül derken benim aşırı zormalarıma dayanamayıp agustosun 13 üne gün verdi. tam onu hallettik derken kardeşimin işitme cihazı bozuldu 1 haftada cihazın peşinden koştum sonra gelen gidenler yanlarına gitmedim diye küsenler vs derken 1.5 ayı gerıde bıraktım.bu süreç içerisinde iş teklifi aldım hani işlerim varya kafamda planlarım varya red ettim şimdi anlıyorum ne kadar büyük bir hata yaptığımı anlayacağınız ben rusyadan dönerkenki kafamda tasarlayıpta planladığım hiç bir şeyi yapamadım öyleki güya bu akşam tatile gidecektim ona bile gidemedim bir uğursuzluktur almış başını gidiyoki sormayın son iki gündürde daha farklı bir pisikolojideyim deliler gibi çalışmaya alışık olan bünyem iş istiyor kendimi felaket derecede boşlukta hissediyorum anlayacağınız gibi bunalımlardayım şimdi bana ne yapacaktında neler olmadı diyeceksiniz kısaca sayayım

1 ev alacaktım-evi ankarada alacaktım kardeşimin tedavisi için ortalıkta perişan olmasın istedim ama olmadı işte elimdeki paranın büyük bir meblasını eve bağlayıpta kardeşimden taviz veremedim Agliyor evler ateş pahası millet ağzını 200 milyardan açıyo hem kafama göre ev bulamadım bulduğumda beni aşıyodu hala aramaya devam ediyorum ama her gecen gün umudum tükeniyo bazen düşünüyorum ben bu parayı dünyanın öbür ucunda -60 derece sokukta iyi bir maaşla kazanırken bu millet bu parayı nerden getiriyoda alıyo yok yani talep olmasa bu kadar pahalı olmaz diye düşünüyorum belkide yanılıyorumdur

2 makine mühendisliğinde parça tanımı ve çizim de kendimi yetiştirecektim kurslara gidecektim - hele bu konu hakkında araştırma dahi yapamadım amacım ev alıp yerleştikten sonra bu işler üzerinde yoğunlaşacaktım buda kaldımı

3 ingilizcemi geliştirecektim-odtü de eğtim alacaktım nerdeeeee bırak eğtimi daha okula dahi gidemedim

4 ruscayı unutmıyayım diye çabalıyacaktım- ondada geç kaldım geçen rus arkadaşla telefonda zoraki konuştum 2 ay gibi kısa biz ramanda geriye saydıgımın farkına vardım

5 gene odtüde radyografi ve kaynak mühendisli sertifikalarımı alacaktım -essek gibi ben kursun tarini kaçırdımmı eeeee kafa yerinde olmayınca olacagı bu

daha sayayımmı bence bukadar yeter ama inanınız olsun bu kadarla yetinmiyo şimdi bana sağlık olsun diyceksiniz ama sağlığımda bozuk amannnn bende ne kadar iç karartıcı oldum dimi ama bukadar şeyin içinde dün çok güzel birşey oldu blogcu arkadaşlarımdan saniyesultan ankaraya kıznı kontrole geldi uzun zamandır msn de görüşüyoduk tabi bana geleceğini demişti ben her zamanki gibi unuttum yüz kızartıcı bir durum dimi ama o benden vefalı çıktı ve beni aradı bir görseniz o günde okadar kötüyümki kendimi yollara vurmuştum bir önceki geceden hiç uyumamış sabahın erken saatlerinde havuza gittmiş eve dönerkende yok arkadaş tatile gidecem diyip eve geldiğimde apar topar tatil eşyalarımı hazırlama başlamıştım bir görün kan ter içerisinde kalmıştım işte bu durumdayken telefonumda cevapsız bir çağrı gördüm ne göreyim yarayan canım arkadaşım saniye hanım tabi o an herşey dank etti canım arkadaşım bir ay öncesinden geleceğine dair beni bilgilendirmiş hatta ev almış olursam bende misafir edeceğime dair sözleşmiştik işte o kirim parağımla aşormanımı cektim ve pejmunde bir şekilde kızılaya koşturdum o sıralar saat 18.00 dı ve saniye hanım akşam 00.00 daki otobüsle evine dönecekti inanırmısınız sankı kırk yıl tanışıyormuşçasına bir birimizi bulduk ve mükemeller bir kaç saat geçirdik bu kadar kısa bir zaman diliminde siyahla beyazdan tutunda başımıza gelen ve neler yaptığımıza dair hemen hemen herşeyden birazcık konuştuk hatta ben biraz yaşantımdan bahsettim ankara gelirken leyleği havada gördüğüm anki eyvahhhh desene gene bizim kronometre ayarımız rekor kıracak dediğimi en son leyleği 3 yıl önce havada gördüğümü ve 4 ayda bir en azami 20.000 kilometre yaptığımıki bu mesafe sadece rusyayla türkiyeye gidiş gelişim oluyor bunları anlatıp gülüştük o bana türkiyeye gelme diyodu ne kadar doğru diyomuş ne bileyim yaaaa bende hayatıma yeni bir sayfa açıp sıfırdan başlamak istedim olmadı işte

canım arkadaşım saniye hanım umarım eylülde tekrar görüşürüz inanın olsun bana ilaç gibi geldin hani sana yarın akşam tatile gidecem demiştim yaaa gidemedim dün akşam rahatsızlandım kalbim tekledi ve ateşler içerisinde sabahı sabah ettim ne diyeyim hayırlısı

demem oki arkadaşlar bu kadar felaket başına gelen birinden mutlu hikayeler yazmasını beklemeyin tuaftır belayı üzerime çekme konusunda üzerime kimseyi tanımıyorum bir çeşit belayı çeken bir mıknatıs gibiyim

şimdi sizlerden zaman istiyorum inanınki çok ama çok kötüyüm en azından kendimi toparlayıncaya kadar bana zaman tanıyın bu toparlanma serüvenimde sizlere negatif enerji vermek istemiyorum.yazılarıma bir süre ara veriyorum en kısa zamanda dönmek umuduyla hepinize ayrı ayrı kucak dolusu sevgilerime

sizlere anlatamadığım okadar çok şey varki bırakın adı bende saklı kalsın sizlere bıraktığım parçayı dinlerken en azından nelerle boğuştuğumu anlamanız dileğiyle çok yorgunum arkadaşlar çokkkkkk bari parça hareketli olsun dimi ama inanınız olsunki bu parça resmen bana yazılmış gerçektendede  bu hayatı ilmik ilmik düğüm düğüm ben hayatı zorla ördüm ve bittim dinlemeden geçmeyin olurmu

döndüğüm zaman hepinize ugrarım affedin beni Agliyor

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/7/2009 - SONUÇTA DUL OLACAKSIN..... ( 50 )




aradan geçen zamanla... siyah azda olsa toparlanmaya başlar... bu süreç içerisindede grinin izin süresi dolmaktadır... bir gece gri siyahla  konuşmak için siyahı dışarı çıkarır...

-siyah biliyosun iznimin dolmasına bir şey kalmadı... bana soracak olursan seni yanımda götürme taraftarıyım... malum gidişimle dönüşüm arasında 3 aylık bir zaman olacak... bu yüzden burda yalnız kalmanı istemiyorum... beraber gider izindede gelir düğün yaparız ne dersin... diye sorar...

siyah öncelikle sesini çıkartmaz... bir süre sessiz bir şekilde gözü bir noktaya takılı olarak kalır... ve grinin kendisine seslenmesiyle irkilir...

-gri ne düğününden bahsediyosun... para sana batıyor galiba... diyip gülümser...

siyahın bu şekilde davranması griyi çok yıpratır ve...

-siyah olayların yada olanların ne derecede ciddi olduğunun... yada benden ayrıldıktan sonra seni neler beklediğinin farkında değisin galiba... hoş farkında olsan para sana batıyo gibi basit bir cümle kurmazsın... benimle olursun yada olmazsın... aramızda her ne kadar birşeyler geçmiycek olsada... benden ayrıldıktan sonra bunu kimseye inandıramazsın... sonuçta dul olacaksın... arkasından elin adamları sana dul muamelesi yapacak zaten beni asıl düşündürende bu ya... belkide bir daha hiç evlenemiyceksin... belkide evlenip mutlu olacaksin... orası bilinmez... ama insan her zaman kendini en kötüsüne hazırlamalı diye düşünüyorum... uzun lafın kısası bir daha gelinlik giymeyebilirsin... bu yüzden hiç birşeyin gözünde kalmasını istemiyorum... der...

siyah hala sessiz bir şekilde griyi dinlemektedir... siyah bu cümlelerin arkasını tamamlayacak tek bir söz dahi etmeyince... gri gerek siyahın yaşadıkları gerekse içinde bulunduğu ruh yapısının durumunu düşünerekten siyahın dahada üzerine gitmez... ve zamana bırakılması gerektiğinin kanısına varır... bir süre daha oturduktan sonra eve dönerler...

saat okadar geç olmamıştır... derken siyahın telefonu çalar... arıyan BEYAZDIR... siyahı bir heycan alır... telofonu açıp açmamakta tereddüte düşen siyah... grinin...

  siyah telefonun çalıyo demesiyle... telefonu açar... kısık bir sesle efendim der...

 BEYAZ öncelikle siyahın sağlık durumunu ve nerde olduğunu sorar... siyah beyaza grinin yanında olduğunu söylediğinde... 

- iyide siyah sizin aranızda sorunlar olduğunu duymuştum... hayırdır... der... 

siyahın boğazı düğümlenmiştir... zoraki bir gülümsemeyle 

-evet sorun vardı... halloldu... nede olsa çocukluk aşkı demi... diyip geçiştirir...

kısa bir konuşmadan sonra telefon kapatılır... ve siyah türkiyede kalması gerektiğini düşünerekten... griyle konuşmaya başlar... 

- gri iyisimi ben şimdilik kalayım... diyer geldiğinde geleyim... madem düğün istiyosun ki be yapmama konusunda kararlıyım... ben burda düğün işleriyle ilgileneyim... hem şimdi seninle gelirsem arkasından dönüpte düğün yaparsam millet ne der... şayet ben böyle düşünüyorum sence haksızmıyım...

gri...

- haklısın... ama insanların ne düşüneceği benim pekte umrumda değil... bunu bil... ama sen nasıl istersen öyle olsun... der ve konu kapatılır...

burada aslında siyah düğünü bahane ederek bir şekilde kendisine kaçış yplu arayıp bulacağından yana umutlanmış azda olsa mutlu olacağına kendini inandırmaya çalışmıştır.yoksa siyah düğün yapmama konusunda son derece kararlıdır...gelinliği bir kefen gibi giymektense giymemeyi tercih etmektedir... 

aradan geçen zamanla grinin türkiyeden ayrılma zamanı gelir çatar...


       DEVAM EDECEK...  


arkadaşlar blogcudaki hatadan dolayı resim yükleyemedim.daha doğrusu resim yüklenmiyor bu yüzden özür dilerim sorun giderildiği an resmi yükliycem

benden sizlere kucak dolusu sevgilerle

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/5/2009 - CANIM ARKADAŞLARIM

rhepinize kocaman sevgilerimi sunarak başlamak istiyorum cümlelerime 

biliyorum sizleri çok ama çok ihmal ettim bana ne kadar kızsanız haklısınız Utanmis sizleri şimdiye kadar bilgilendirmediğim içinde çok ama çok özür dilerimÜzgün 

uzun bir süradir aileemin yanındayım...türkiyeye geldim geleli şöyle aklı başında güzel bir gün geçirdim desem yalan olur.inanırmısınız yaklaşık 1 aydır türkiyedeyim ama hala o uzun yolculuğun yorgunluğunu atabilmiş değilim.{#emotions_dlg.cheesy} zamanımın çoğu koşturmakla geçiyo ortada birşey olsa gam yemiycem Siritiyor 

gelir gelmez şirket tarafından çekapa konuldum.ufak tefek sorunlar çıktı bir süre onun tadilatıyla uğraştım Siritiyor ardından ankarada ev almaya karar verdim ve kolları sıvadım.(yaklaşık 9 ay önce yani en son geldiğimde ailemin bulunduğu şehirde ev almıştım.ozamanda türkiyeye kesin dönüş yapıyorum diye ayrı planlarım ve cok büyük umutlarım vardı.gelin görünki nasip olmadı yaptığım bir telefon görüşmesi sonunda anında aldığım evi noterde arkadaşıma devrettim ve satmasını söyledim ardından arkama bakmadan türkiyeyi terk ettim).

ankarada ev ararken anladımki bu hayatta bana mekan yok Siritiyor niyemi..laf aramızda birde kriz var diyolar ben şahidim külli yalan.ev fiyatları ateş pahası açıkçası parama kıyamadım Siritiyor okadar zor koşullar altında çalıştımki tüm kazancımı eve bağlamak işime gelmedi {#emotions_dlg.cheesy} tabi bu konuda ne kadar sağlıklı karar alıp uyguladım orası tartışılır.her ne olursa olsun ben gencim ve artık hayata geç kalmak istemiyorum Dil

ben boyle ankara sokaklarını karışlarken annem aradı bir ton fırça çekti.Öfkeli çok sinirliydi ben türkiyeye geleli 15 gün olmuştu ve hala ailemi görmeye gitmemiştim.bana sorarsanız annem haksızdı ( tabi bu konuştuklarımız aramızda kalsın sakın annem duymasın Çilgin ) sonuçta tedavi görecek olan kardeşim ankaraya getirilecekti ve ben kardeşime daha iyi imkanlar verebilmek babına gerek ekonomik yonden gerek manevi yönden bir rahatlık sağlayabilmek için ankarada ev almaya karar vermiştim ama bunu anneme bir türlü anlatamadım Siritiyor fırçayı yiyince Siritiyoraynı günün uçağıyla soluğu annemin yanında aldım işte o gündür bu gündür annemlerin yanındayım ev ziyaret akınına döndü.bu kadar sevildiğimi inanın bende bilmiyordum.

işin kötü tarafı hala kardeşim için bir girişimde bulunamadım çünki kardeşimin sınavları var onların bitmesini bekliyorum.bir yandanda iş arıyorum boş boş oturmak bana göre değil Siritiyor

tüm aksilikler beni bulacak ya evdeki bilgisayar gümledi.uzun bir süredir bilgisayarın yapılmasını bekledim çok şükür bu akşam iki sevgili ben ve bilgisayar bir birimize kavuştukDil

şimdilik benden bu kadar 

yorumları yayınlanmayan arkadaşlarım yorumlarınızı okudum ama cevap yazacak vaktım olmadıgı için yayınlayamadım.inanın bana evde şuan dünya kadar misafir var.ya ben bu adamları tanımıyorum nasıl oluyorda bana hos geldıne geliyolar anlamıs degılım Siritiyor

neyse hepinizi cok ama cok seviyorum 

kucak dolusu sevgılerımle Kalp  

Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/5/2009 - ÇÜNKİ HATIRLAMIYORUM ... ( 49 )




 siyahla gri yol boyunca konuşurlar... gri defalarca siyaha ayrılma konusunda yalnış yaptığını... hayatını dahada çekilmez edeceğini anlatır... ama nafiledir... siyah kararlıdır... nedeolsa BEYAZINI bulmuştur...

 siyah o gece olacaklardan habersiz arkadaşının kına gecesine katılır... günlerden cumartesidir... o gecede telefonları susmaz ...arayan nafakanın derdine... tabiri caizse paranın peşine düşmüştür... ne acıdırki bunları yapan siyahın özmü öz teyzeleridir...

 allahın bir kuluda çıkıp... kızım bak... evlenmeden dul olacaksın...bu yüzden iyi düşün...kararın ne olursa olsun yanındayız diyen çıkmamıştır... varsa yoksa paradan başka muhabbet yoktur...

 siyah o gece saat 20.30 gibi evde olur... ayakkabılarını çıkarır... o sıra babasıda grinin dayısıyla nafaka olayını konuşmaktadır... siyah yanlarına gider ve... 

-baba artık ben yapamıyorum... der... 

daha siyah lafını tamamlamadan... baba siyahın kolundan tutar ve dışarı atar... siyah neye uğradığını anlamamıştır... kalp krizi geçirdi diye iki kilo birşeyi yerinden kaldıramayan adam... o gece siyahın yemek takımı... kavaltılık takımını... sonra tencere takımlarını dördüncü kattan aşağıya indirir... ve siyaha yeter bizi maskara yaptığın der... 

siyah...

- baba sen beni yalnış anladın... desede grinin dayısıda siyahta kapının önündedir... siyahın ayağında ayakkabı bile yoktur... 

halbuki siyah artık ben yapamıyorum... cümlesinin arkasından gelecek olan olay... bu nafaka muhabbetının kendisini çok yorduğunu artık ne şekilde kendini ispatlaya bileceğini sorarcasına kurulacak bir cümledir... gelin görünki baba siyahın cümlesini tamamlasına izin vermeden kızı kapının önüne koymuştur... 

siyah grinin dayısının ellerini ovuşturarak... çok güzel oldu... diyişini görünce... bir sirkelenir ve kendisine gelir... grinin dayısına eşyaların yanında beklemesini... kendisinin bir taksi bulup geleceğini söyleyip ordan uzaklaşmaya başlar... bir yandanda telefonuna sarılır... önce aynı şehirde oturan teyzesini arar... durumu anlatır...

teyzesi siyahı evine kabul etmez... siyah ardından arkadaslarını arar... kimse bu sorumluluk altına girmek istemez... ve siyah en son maviyi arar... yardıma ihtiyacı olduğunu... kendisine bir gecelik kalabilcek yer ayarlamasını... ortada kaldığını söyler... ama mavi telefonu siyahın yüzüne kapatır... siyah öz teyzesi tarafından evine alınmamışken mavinin bu harekette bulunuşu siyahı yaralamaz... siyah bir kaldırım taşına oturur ve allahım yardım et bana dediği yerde telefonu çalar... arayan gridir... siyah telefonu açmasıyla sinirlerinin boşalması bir olur ve ağlayarak griye durumu anlatır...

gri hiç bir yere kıpırdamamasını kendisini almaya geleceğini söyler... hoş siyah istesede kıpırdayamaz... çünki dizleri tutmamaktadır... derken karşı yolun kenarında bir taksi durur... siyah kafasını kaldırıp baktığında grinin kendisine doğru koştuğunu görür... gri hemen üzerindeki kabanını çıkartıp... siyahın omuzlarına örter ve üzülme güzelim... ben senin herşeyin olurum der... ve siyahı taksiye bindirir... ardından dayısını alır... tam o sıra siyah sinir krizi geçirir ve kendini kaybeder... siyah kendine geldiğinde grinin evindedir... ve baş ucundada gri vardır...

 siyah önce kendini yoklar ve griye neler olduğunu sorar... gri o gece çok kötü olduğunu... otelde kaldıklarını... dr getirdiğini sakinleştirici yapıldığını söyler... siyahsa grilere nasıl geldiğini sorduğunda... otobüsle geldik... dayımı uçağa bindiremedik... otobüse binerken kendindeydin... ardından sana bir ilaç daha verdim... uyuman için... çünki kendine zarar veriyodun... ve yol boyunca uyudun bitanem... bunları bana niye soruyosun...dediğinde siyahın cevabı griyi sarsar 

niyemi soruyorum çünki hatırlamıyorum gri... der... ve tekrardan hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlar... gri eve tekrardan dr getirtir... ve bu şekilde siyah üç gün uyutulur...



          DEVAM EDECEK,,,,

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/5/2009 - BENIM SABRIMI ZORMA....( 48 )





siyah arayanın teyzesinin oluşunu yadımsar... sonuçta siyah 26 yaşındadır ve bu zamana kadar teyzesi özel olarak siyahı cepten aramamıştır... siyah yanındaki öğretmen arkadaşından izin isteyip... öğretmenler odasından çıkar ve telefonu açar...

 siyahın telefonu açmasıyla teyzenin siyaha hakaret yağdırması bir olur... siyah her zamanki gibi dirayeti ve sabrıyla gayet sakin bir şekilde teyzesine neler olduğunu sorar... teyzenin açıklaması tuaftır...

-sen ne utanmaz bir insansın... senin şimdi bu evliliği niye kabul ettiğini anlıyorum... der...

siyah...

-madem anlıyosun anlat bende bileyim...

teyze...

-utanmaz... sen neyine güvenipte gridden nafaka istiyosun... adamın koynunamı girdin... buldunda gri gibi koca ortalığamı düştün... der...

siyah tam konuşacakken... teyze siyaha fırsat vermeden ...

-sussss bide inkarmı edeceksin... yalancı mahkeme celbi gitmiş... dunyanın nafakasını... maddi manevi tazminat davasıda açmışsın... neymiş ismimi lekeledi... kızım seni kim zorla verdi... der...

siyah zorda olsa hala dirayetini korur ve teyzesine sakin bir şekilde cevap verir...

-teyze yanılıyosun... doğrudur ayrılmak için mahkemeye başvurdum... ya ben bu evliliği yapamıyorum şimdi diyceksin şimdiye kadar aklın nerdeydi...ama şuda bir gerçekki herşey oldu bittiye geldi...bende sağlıklı düşünemedim...bu konudane desen haklısın... bende bir insanım ve hata yaptım... şimdi hatamı onarmaya çalışıyorum... hepsi bu... ben griye tazminat davası felan açmadım... hatta ben ondan bir çöp dahi istemiyorum... der...

teyze hızını alamaz... siyaha yalan söyleme... demeye devam edince... siyahtaki sabrın limitide bitmiştir...

-sen ne diyosun ya... benim sabrımı zorlama... sen kimsinki bana hesap soruyosun... düne kadar adam yerine koymadığınız gri şimdi adammı oldu... yada soruyu şöylemi sormalıydım... grideki paradan eksik kalacağının tasasımı tuttu seni...yada yerinimi yapıyosun... ben sana tazminat istemedim diyorum... sen ne saçmalıyosun... bana yalancı diyip durma... getirtme beni oraya... yere batsın senin gibi teyze... sakın ama sakın bir dahada beni arama... utanmazmış... senmi bana şereften bahsediyosun... şerefsizliğin almış başını giderken...kendi öz kardeşini düğün arifesinde terk eden ardından utanmadan size davetiye gönderen adamın evinde kalacak kadar şerefsizsiniz...sizde nefis yok anam... diyip telefonu teyzesinin yüzüne kapatır...

ve o sinirle avkatı arar... avkatın sekreteri toplantıda olduğunu daha sonra araması gerektiğini söyler... siyah dahada fazla bekleyemez ve üzerindeki önlükle avkatın yazanesinin yolunu tutar... yazaneye geldiğinde avkat başka bir müvekkili ile konuşmaktadır... siyah tüm uyarılara rağmen avkatın odasına girer... ve acıl konuşmaları gerektiğini söyler... avkat siyahın dediğini ikiletmez bir odaya geçerler...

siyah...

-avkat bey... davayı açmışssınız ve nafaka dahil bide savunmaya abuk subuk şeyler yazmışsınız... ben size bunları yapmanız konusunda onay verdiğimi hatırlamıyorum...ben size defalarca griden birşey istemediğimi söylemedimmi... der...

avkat...

-siyah hanım... öncelikle sakinleşin...

-ne sakinleşmesi ya... sen beni ne duruma düşürdüğünün farkındamısın...

avkat...

-siyah hanım... boşanma davasında caydırıcı bir olgu olsun diye bunu kullandım... karşı taraf anlaşmalı olarak boşanmaya yaklaşmayınca... bunu kullanırız diye... ben anlaşma olduğu süreçte bu davadan geri çekilecektim... çünki ilerleyen günlerde nafaka istiyecek olsanızda eğer hiç açmamışsanız... bu hakkınızı kaybediyosunuz...

siyah...

-yaaa sen benle dalgamı geçiyosun... ben sana grinin maddi durumunu anlattım... iki kuruşlamı grinin gözünü korkutacaksin... peki söylermisin bana... savunmada grinin beni madur ettiğini... nikah kıyıldıktan sonra beni terk edip gittiğini ben madur olduğumu yazmışsın... ben sana böyle birşey anlatmadım... sen nasıl yalan yalnış savunma hazırlarsın... sen bu şekildemi yemin ediyosun... ben onu bunu bilmem... bu davanın ne kadar süreceği umrumda değil... ben beklerim... ama millete çamur atmaktan vazgeç ve o savunmayıda değiştir... neyse onu yazacaksın... ayıptır yaaaa... haaa yok ben bildiği okurum diyosan... vaz geç bu davadan... sana şimdiden diyorum... beni birdahada bu tür konular hakkında konuşturup milletle karşı karşıya bırakma... diyip orayı terk eder...

siyahın o günden sonra telefonu susmaz... herkes istenen nafaka hakkında konuşmaktadır... iyiden iyiye siyahın sabrıda tükenmektedir... derken ilk mahkeme tarihi belli olur... 19 nisan perşembe günü ilk duruşma vardır... malum o sıralar gride türkiyede olacaktır...

bu olaylar üzerinden bir kaç gün geçmiştirki... grinin dayısı siyahlara gelir... olay gene nafakadır... bir yandanda aklınca güya siyahla grinin arasını düzeltmeye gelmiştir... tabi bu sözde olan kısımdır... çünki dayı habersiz avkatın yanına gitmiş... olayların gerçek yüzünü öğrenmişitir... siyah istediği kadar griden bir talebi olmadığını... avkatın kendi başına böyle bir şey yaptığını söylesede... siyaha kimse inanmaz... siyah bu olaylar karşısında okadar yorulmuşturki... kafa dağıtmak için yakın zamanda olan çok samimi arkadaşının düğününe gitmeye karar verir...

 kına gecesinin olacağı gün... siyah dersanedeyken ziyaretçisi olduğu söylenir... siyah dersanenin griş kısmına gittiğinde... karşısında griyi görünce şok olur...

gri...

-siyah biraz konuşabilirmiyiz... der...

siyah...

-zamanım yok... konuşulacak bir konuda yok... sana bu işe girişmeden önce mail yazmıştım... yapamıyorum gri ne konuşacaz şu vakitten sonra... biliyorum seni çok zor durumda bıraktım... ne desen haklısın... ama nolur benide anlamaya çalış ve beni affet... sana bunları yaşattığım için özür dilerim... birazdan arkadaşımın kınasına gidecem bu yüzden zamanım yok diyorum... yalnış anlama olurmu... der...

gri...

- tamam gideceğin yere kadar beraber gidelim... yolda konuşuruz... der...

siyah buna onay verir ve kabanını almak için öğretmenler oradına çıkar...



                   DEVAM EDECEK....

Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

sularin tersine aktigi yerdeyim...... yillar omrumu yaprak yaprak dokerken, herkes goz yasinin hesabini sormakta ama bilmezlerki yurek kan aglamakta...

Kategoriler

Arkadaşlarım

uhdem
kahkaha
meryem ÇİÇEK
lineoffer
nartn
daganer
berraksu1
busu
azmavi
gunesyildiz
canoya
erdoganboz
dimoedes
dnaharikasi
zayiflamakicin
serpilinmutfagi
harikamutfak
kerem coşkun
Asya EYLÜL
gulce07
kardelenvegunes
siirlerburda
indirresim
dorukhancelik
mavilimutfak
nergulyilmazz